“AÇLIK SINIRI 3 BİN 599 TL”

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), 31 Ekim 2020 itibari ile 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 3 bin 599 TL olarak açıkladı. Net 3 bin 323 TL olan asgari ücret, bu yıl da yine açlık sınırının altında kaldı. KTAMS’ın Sağlık Bakanlığına bağlı Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi’nden alınan, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenmesi için gerekli olan beslenme kalıbı ve bu kalıptaki maddelerin İstatistik Kurumu’nca açıklanan fiyatlarının ortalamaları alınarak hazırlanan raporuna göre, 4 kişilik bir aile için açlık sınırı 3 bin 599 TL. KTAMS’ın yaptığı çalışmada sağlıklı beslenmek için yetişkin bir kadının yapması gereken zorunlu gıda harcama tutarı günlük 30 TL, aylık 918 TL olarak verilere yansırken, yetişkin bir erkek için bu rakam günlük 31 TL,  aylık ise 958 TL oldu. Söz konusu giderlerde 15-19 yaşındaki bir çocuk için günlük 34 TL, aylık bin 29 TL ve 4-6 yaşındaki bir çocuk için ise günlük 23 TL, aylık 692 TL olduğu belirtildi.  Bengihan, 1 Şubat 2020 itibarı ile geçerli olan ve Asgari Ücret Saptama Komisyonu tarafından belirlenen 3 bin 323 TL’lik net asgari ücretin de açlık sınırının altında olduğunu kaydetti. Belirlenen bu asgari ücretin 22’ye 1975 sayılı Asgari Ücretler Yasası’ndaki tanımına da uymadığını da işaret eden Bengihan, “Bu rakamlar, Asgari Ücretler Yasası’ndaki tanımı ile ‘işçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçi ile eşinin ve bir veya iki çocuğunun yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma ve ısıtma, ulaşım, çağdaş düzeyde sağlık servisi, eğitim kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinmelerini geçerli fiyatlar üzerinden karşılamaya yetecek miktarda olmak üzere Asgari Ücret Saptama Komisyonu tarafından belirlenen 3323 TL’lik net asgari ücretin de açlık sınırının altında olduğunu göstermektedir.” dedi. “İnsan sosyal bir varlıktır, açlık sınırı ise sadece beslenme ile ilgili bir kriterdir” diyen Bengihan, eğitim, kültür ve sosyal içerikli ihtiyaçlarının da bu listede olması gerektiğine değindi. Bengihan, asgari ücretlinin ülkedeki pandemi krizini, TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı, 10 aylık hayat pahalılığı oranı olan yüzde 11’lik oranını, ekonomik ve siyasi krizi olduğundan daha ağır hissettiğini de dile getirerek, “Asgari ücretlinin tüm bunlarla boğuştuğunu, krizler ülkesinde yaşayıp mücadele etmek zorundadır” dedi.